Vatan Partisi’nden 100 bin imza açıklaması: Dilekçe hakkımız gasp edilemez | Ulusal Haberler

Vatan Partisi'nden 100 bin imza açıklaması: Dilekçe hakkımız gasp edilemez | Ulusal Haberler

Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan, TÜRK-MESLEK Genel Merkezi’nde düzenlediği basın açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün yaptığı açıklamalara yanıt verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün yaptığı açıklamada “100 bin imza toplayamıyorsa, zaten bu yolda bu mücadeleyi saptamak de kuvvet bir iş, yürümez” diyerek, maliyet eleştirilerine de “Parlamentoda tartışıldı edildi, karar bu şekilde verildi” diye cevap vermişti.

İmzalara noter şartı getirilmesi halinde her bir belgenin 150 lira olacağı, bunun da 15 milyon TL’ye değin dev bir masraf ortaya çıkarabileceği belirtiliyor.

Utku Reyhan, açıklamasında şunları belirtti:

ANAYASANIN MADDESİ AÇIKTIR

Bilindiği üzere 16 Nisan 2017 halkoylaması sonrasında Anayasamızda Cumhurbaşkanı adayının nasıl gösterilebileceğine ilişkin üç yöntem belirlenmiştir.

Birincisi, mecliste grubu bulanan partiler namzet gösterebilmektedir.

İkincisi, son genel seçimde geçerli oyların en az %5’ini almış partiler tek başına ya da ortak namzet gösterebilir.

Üçüncüsü ise, Tüzük’nın 101. Maddesinden aynen aktarırsak, “en az 100 bin seçmen aday gösterebilir.”

Birincil iki yöntem son derece açıktır ve nasıl uygulanacağıyla ilgili bir ağız dalaşı yoktur.

Ama en düşük 100 bin seçmenin hangi usulle bir kişiyi Cumhurbaşkanı adayı göstereceğine ilişkin az önce bir ahenk yasası çıkartılmamıştır. Dolayısıyla buradaki değişkenlik sürmektedir. Partimizin 100 bin imzanın nasıl toplanacağına ilişkin önerisine geçmeden önce bir takım noktaları ayrıntıları ile belirtmek istiyoruz.

VATAN PARTİSİ 100 BİN İMZANIN KAT KAT FAZLASINI TOPLAYACAKTIR

Vatan Partisi, hangi usulle olursa olsun, Cumhurbaşkanı adayı almak için gerekli en az 100 bin imzanın kat kat fazlasını toplayacak ve milletimize millî bir iktidar seçeneğini sunacaktır. Vatan Partisi, Türkiye’nin Atlantikçi adaylarla Tayyip Erdoğan’a mahkûm edilmesine izin vermeyecektir. Bu tuzağı bozacağız!

Vatan Partisi’nin geçmişi başarılarla doludur.

Ergenekon ve Balyoz tertiplerinin çökmesi Vatan Partisi’nin başarısıdır!

Silivri duvarlarının yıkılıp Türk Ordusunun esaretten kurtarılması ve esaretten kurtulan ordumuzun PKK’yı hendeklere gömüp, Suriye’nin kuzeyinde Amerikan koridorunu yarması Vatan Partisi’nin başarısıdır!

Ermeni soykırımı yalanının Avrupa İnsan Hakları mahkemesi kararıyla tarihe gömülmesi Vatan Partisi’nin başarısıdır!

15 Temmuz 2016 gecesi hükümetten de önce kamuoyunun önüne çıkarak millete ve orduya güven vererek, ABD-FETÖ darbesinin bastırılmasını sağlamak milletimiz ve ordumuzla birlikte Vatan Partisi’nin başarısıdır!

FETÖ ile 40 sene uğraş ederek, gladyonun ipliğini pazara çıkararak FETÖ’nün üzerine yürünmesini sağlamak Vatan Partisi’nin başarısıdır!

Türkiye’nin komşularıyla kanlı bıçaklı olduğu koşullarda, uçakların düşürüldüğü dönemlerde, komşularımızla bitmiş işbirliğinin sağlanması Vatan Partisi’nin başarısıdır!

Türkiye’nin yönünü Atlantik’deri Avrasya’ya çevirmesi Vatan Partisi’nin başarısıdır!

Türkiye’de, bağımsızlığımızı niyet bölge ABD’ye karşıtlığın yükselmesi Vatan Partisi’nin başarısıdır!

Atatürk’e sağdan soldan sövmenin özgürlük olduğu koşullardan, herkesin Atatürk’e sarıldığı günlere gelmemiz Vatan Partisi’nin başarısıdır!

TÜRKİYE’NİN TEK ÇIKIŞI VATAN PARTİSİ

Partimizin başarıları saymakla bitmez. Şimdi Türkiye’nin önünde Vatan Partisi’nin 5 maddelik programı durmaktadır.

1 – Vatan bütünlüğü sağlanacak, terörün kökü kazınacak.

2 – Borca Girme ekonomisinin yerini üretim ekonomisi alacak.

3 – Komşularımızla başta emniyet ve ticaret edinmek üzere her konuda işbirliği sağlanacak.

4 – Cumhuriyet devrimleri ve Aydınlanma her koşulda uygulanacak.

5 – Türkiye, Avrasya’da yükselen yeni insanlık dünyasında egemen ve bağımsızlık bir biçimde yerini alacak.

Bu 5 maddelik program Türkiye için zorunluluktur. Bu programı Vatan Partisi haricen kararlılıkla ve yalpalamadan uygulayabilecek bir siyasi baskı yoktur. Milletimizin tamamını talebi olan bu gerekli program, kendisini hayata geçirecek geçmişi başarılarla dolu partiyi ve Cumhurbaşkanını iktidara geçirecektir. Yani Vatan Partisi’ni!

ERDOĞAN, DEĞİŞTİRDİĞİ ANAYASAYI BİLMİYOR!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada 100 bin imzanın noter kanalıyla toplanması fikrine ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştur. Erdoğan, 100 bin imzanın noter kanalıyla toplanacağını ve bunun resmileştiğini belirtmiştir.

Hâlbuki 16 Nisan’da gerçekleştirilen Tüzük değişikliğinde 100 bin seçmenin “noter kanalıyla” namzet gösterebileceğine ilişkin bir ifade bulunmamaktadır. 100 bin seçmenin hangi yolla aday göstereceğine ilişkin bir usul Anayasada belirtilmemiştir. Peki, Erdoğan neye dayanarak “noter” kararından bahsetmektedir? Yaptıkları anayasayı da mı okumamıştır?

ERDOĞAN’IN TBMM GÜNDEMİNDEN DE HABERİ DEĞIL!

100 bin imzanın toplanma yöntemi, anayasamıza göre halkoylamasından sonradan 6 ay içerisinde çıkartılması zorunlu olan harmoni yasasıyla belirlenecektir. Ama 16 Nisan halkoylamasının üzerinden 8 ayı aşkın bir süre geçmesine karşın ahenk yasaları çıkartılmamıştır. Bırakın yasa çıkarmayı, ortada bir önerge, tasarı veya eskiz da yoktur.

Erdoğan, CHP dâhil meclisteki partilerin “noter” konusunda anlaştığını ve karşılıklı karar verdiğini ilan ediyor. Apaçık TBMM’ye gelen bir armoni yasası teklifi deha olmadığı halde, Erdoğan hangi karardan bahsediyor? Öyle anlaşılıyor ki Cumhurbaşkanı, Anayasayı bilmediği gibi, TBMM gündeminden de habersizdir.

DİLEKÇE HAKKINA KOŞUL KOŞULAMAZ

Seçmenlerin 100 bin imza toplayarak Cumhurbaşkanı adayı görüntü hakkına “noter şartı” konulamaz.

Anayasamızın başvuru hakkını düzenleyen 74. Maddesi, vatandaşların kendileriyle ilgili dileklerini, örneğin dilediği Cumhurbaşkanı adayını kullanmak gibi, ilgili makama iletme hakkını hiçbir koşula bağlamaksızın teminat altına almıştır.

“Noter şartı” Anayasamızın 10. Maddesinde kayıtlı eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır.

“Noter şartı” Anayasamızın seçme ve seçilme hakkını aranjör 67. Maddesinin eşitlik şartına da dobra dobra aykırıdır. Seçmen, dilediği adayı gösterebilmek için noter ücreti ödemeye zorlanmaz. Yani seçmenin demokratik sürece katılımı, para verme şartına bağlanmaz.

Dolayısıyla “Noter şartı” neresinden bakarsanız bakın Anayasaya aykırıdır. Hükümeti Tüzük Mahkemesinden döneceği belirli olan böyle bir düzenlemeye gitmemesi konusunda uyarıyoruz.

VATAN PARTİSİ’NİN ÖNERİSİ

100 bin seçmenin Cumhurbaşkanı adayı göstermesi “başvuru hakkı” zarfında ele alınmalıdır. Anayasamızın 10, 67 ve 74. Maddelerine yerinde olan budur. 100 bin imza birleştirme işinin, demokratik işleyişin bir gereği olarak en kolay yöntemle gerçekleştirilmesi ve uygulanabilir olması hukukun gereğidir.

Cumhurbaşkanı adayı olmak isteyen kişi, zorunlu durum olan minimum 100 bin adet imzalı dilekçeyi seçmenden toplayarak seçim takvimi içerisinde Yüksek Tercih Kurulu’na teslim etmelidir. Dilekçelerin altındaki imzaları denetlemek ilgili kurumun görevidir. Hem başvuru sahiplerinin bilgileri ilgili kurum tarafından başka kurumlarla paylaşılmamalıdır.

Bu usul, Anayasamızın eşitlik, seçme-seçilme ve başvuru hakkı ilkelerine yerinde biricik yöntemdir. Oysa bu yöntemle millet iradesi tecelli edebilir. Hükümeti, TBMM’de grubu yer alan partileri ve tüm halk vekillerini seçmenin iradesine ipotek koyacak, seçmenin haklarını kullanmasını yasa dışı şartlara bağlayacak antidemokratik önerilerden uzak durmaya çağırıyoruz.

Tekrar ediyoruz, Vatan Partisi, hangi yöntemle olursa olsun asgari 100 bin imzayı toplayarak Türkiye’yi seçeneksiz bırakmayacak ve Ulusal Hükümete kavuşturacaktır.

ulusal.com.tr
 

 

güncel haberlerson haberson dakika sporspor haberleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir